Powered By Blogger

Bu Blogda Ara

#lise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#lise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2025 Çarşamba

İFTARA GİTMEK VE TEŞEKKÜR , bir süredir metin yazamamam hakkında

     Merhabalar sayın okucuyucularım ben Lilmwei . 17 yaşında bir lise son öğrencisiyim . Bu blogu kendi fikirlerim ve bazı konulardan bahsetmek için açtım . Keyifle okuyunuz . İyi okumalar dilerim .


Öncelikle uzun bir süredir blog yazmadığımın farkındayım . En son bir yazıya başlamıştım , kar oynamakla ilgiliydi . Yoğun bir dönemden geçiyorum bu sebeple yazamadım . Şimdi ise havalar sıcacık . Yakında o metni tamamlayıp yayınlayacağım . Peki neden şimdi yeni bir metin yazıyorum ve bir önceki metni tamamlamıyorum ? Sayın okuyucum bunun sebebi lise hayatımdaki en güzel günlerden birini yaşamış olmam . Şu an çok yorgun hissetsem de çok güldüğüm ve çok heyecanlandığım bir akşam oldu .


Bugün sabah okula gittim ve biraz sıkıcı sayılacak bir gün geçirdim . Yakın bir kaç arkadaşımla ( İbrahim , Esin , Hasan hepsi satranç oynamakta çok başarılıdırlar . ) satranç oynadım . Daha sonra eve geldim ve Fear street adındaki bir film üçlemesinin ikinci filmini izledim . Beğendiğim bir seri oldu . Açıkcası çok büyük bir hevesle başlamamıştım . Stranger things ve Scooby doo adındaki dizileri andırıyor . Uyarmalıyım baya vahşet içeriyor . Film serisini beğenme sebebim Stranger things adlı diziyi izlerken hissettiğim duyguları anımsamamdı . Benim için korona dönemlerinin başı ve sosyal medya kullanan gençler olarak benzer hobilerimizin olması , hepimizin aptal küçük ergenlik dönemini hatırlatıyor . Bu benim için o zamanlar ne kadar sıkıcı olsa da şu an çok eşsiz .  


  Herneyse o dönemim hakkında başka bir yazı yazmalıyım çünkü benim için çok kıymetli . Film izledikten sonra biraz oyalandım ve iftarı yapacağımız yere doğru yol aldım . Okuluma çok yakın bir yerde esnaf lokantasıydı . Ortalamanın biraz altında yemekler vardı ve iftardan sonra ( Yaklaşık 45 dakika ) bir anda çalışanlardan biri iftarın bittiğini ve gitmemiz gerektiğini asabi bir üslupla bağırarak söyledi . İnanılmaz şaşırdık .Yemeklerimizi bitirmemiştik . Çaylar biz yemeğe başladıktan birkaç dakika sonra geldi ve yemeği yedikten sonra istediğimizde soğuduğunu , veremeyeceklerini söylediler . Tatlılar  , geldiğimizde masaların üstündeydi . Kim ne yedi ne içti pek anlamadık . Bize söylendikten sonra hemen yaklaşık 25 kişi mekanı terk ettik .


  Daha sonra yaklaşık 20 dakika yürüdük ve sınıfça parka gittik . Hava kararmıştı ama aydınlatmalar vardı ve bir sürü insan dışarıdaydı . Bir kaç arkadaşım benim salıncakta sallanmama yardım etti . Beraber kaydıraktan kaydık . Voleybol oynadık . Çekirdek kola yaptık . Ebelemeç oynadık . Halay çektik . Parktaki bazı araçları kullandık . O kadar eğlendim ki hepsini nasıl anlatsam bilemiyorum . Bir alet vardı . İsmini tam bilmiyorum ama görselini bulabildim : 


Bu alete 4 arkadaş , ben , Hasan , Esin ve Rana bindik . Bu üç arkadaşım  adım atma pozisyonunda bindi . Bense yan olarak bindim ve sallanmaya başladık . O kadar hızlı sallandık ki neredeyse düşüyordum . Esinle kahkalara boğuluyorduk . Rana ile Hasan da inanılmaz hızlı sallıyordu . Hasan üstüme kusmayı söyleyerek beni korkuttu . İnanılmaz eğlendik . Bir diğer yakın arkadaşım Eylül de çoğu anı vlogladı videoya çekerek .



  Sınıf öğretmenim Hatice hoca ile de baya sohbet ettik başbaşa yürürken . Öğretmenlik hakkında konuştuk biraz . Ayrıca bana konuşmakta yetenekli olduğumu , bunun üzerine ilerlemem hakkında tavsiye verdi . Hatice hocayı gerçekten seviyorum . Ayrıca arkadaşlarımın çoğu görünüş olarak da benzetiyor bizi . Pek benzediğimizi sanmıyorum ama andırıyor olabilirim .


  Onca güzel şey yaşadık ve benim aklımda bunlar kaldı . Her bir anı aklımda tutup dondurabilseydim ve keşke onları istediğim biçimde devamlı izleyebilseydim . Çok unutulmaz bir geceydi . Keyifliydi . Günün sonunda sevdiğim , sevmediğim , konuşmadığım birçok insanlarla beraber huzurlu bir biçimdeydim . Fark etme sanatı . Bazen böyle tatlı olaylar yaşadığımda bunu gelecekte hatırlayacağımı fark ediyorum . Bu beni çok mutlu etse de o anın geçip gidecek olması beraberinde bir hüzün getiriyor . Belki de bazı şeyler bittiği için değerli ve güzeldir . 


 Öncelikle arkadaştan öte kardeşim olarak gördüğüm , çok sevdiğim yakın arkadaşlarım  Esin ve Eylüle bugün için çok teşekkür ederim . Beraberinde Hasan , İbrahim , Yavuz ( Her ne kadar biraz dalga geçerek üstüne gitsem de ) , Ahmet ( eve benimle eşlik ettiğin için sağol :) , Hamza , Emir , Irmak ... ve daha bir çok arkadaşıma teşekkür ederim . Direkt kendi sınıfım olan 12 / AD ye çok teşekkür ederim . Sınıf öğretmenimiz Hatice Hocaya teşekkür ederim . Mezun olmamıza bu kadar az zaman kalmışken sizlerle böyle güzel vakit geçirmek benim için çok duygusal ve değerli . Hayatımın bu güzel anlarında sizlerle vakit geçirebildiğim için çok mutluyum . İyiki varsınız . Hepimiz için harika, hayırlı , sağlıklı , mutlu , huzurlu , gelecekler diliyorum . 


 Ve tabiki asıl teşekkür ve şükür edilmesi gereken Rabbime bu günleri bana gösterdiği ve yaşattığı için hamdolsun . 


  Böyle anlar gelecekte hepimizin aklında tatlı bir hüzünle anımsanacak . Bense bunları asla unutmayıp kalbimin derinliklerinde saklayacağım . İlerde yollarımız ayrılsa bile her bir arkadaşımı yürekten anılarımda yaşatıp ,  seveceğim . Kimseye kırgınlık ve kızgınlık beslemeyeceğim . Bir hatanız olmuşsa sizleri affedeceğim . Sizlerde benim bilmeden yaptığım hataları affedersiniz umarım . Ne kadar kötü şeyler yaşasak da hayatımızın bir parçası bu . Artık kimseye kızın veya kırgın değilim . Ne sizin , ne benim hakkım üstümüzde kalmasın . Yaşansın bitsin saygıyla onca hatıra . Geçsin gelecekte yaşanacak onca güzel anlara ...


Çok mezuniyet konuşması kıvamında oldu . Duygularımdan bu kadar net bahsetmek farklı hissettirdi nedense . 


Neyse sayın okuyucum . Buraya kadar okuduysan sana da teşekkür ederim . Umarım okudukların sana bir şeyler kazanmıştır veya hissetmiştir . Bir daha ki sefere görüşürüz . Dualarım seninle , seninkiler de benimle olsun . Kendine iyi bak . İyi günler dilerim . 


Sevgilerimle ve saygılarımla :


Lilmwei


Meryem .


17 Şubat 2025 Pazartesi

HAYATIMIZLA İLGİLİ NE YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ BİLMELİMİYİZ ? Ve kullanıcı ismim neden abuk subuk ? lilmwei


   Merhabalar sayın okuyucularım ben lil mwei 17 yaşında bir lise son öğrencisiyim . Bir anlık karar ile bu bloğu açmak istedim . Kendi fikirlerim ve bazı konular hakkında yazıyorum . Yazmaya çalışıyorum diyelim . İyi okumalar dilerim .


Lisede olmanın , özellikle lise sonda olmanın inanılmaz garip yanları var . Asıl garip olan şey ise bu anları bir daha yaşamayacak olmak .

Şimdi diyebilirsiniz ki yaşadığımız anların çoğu eşsiz , benzersiz . Buna kesinlikle katılıyorum . Kabul etmeliyim ki hayat değişimlerle doludur ve bize nasıl sonuçlar vereceğini asla bilmeyiz .

Ama şimdi dürüst olalım ki bence hiç kime liseden sonra olayların yoğun hislerini lisedeki gibi dolu dolu yaşayamıyor . Bunu nerden mi biliyorum . Tabi ki çevremdeki yetişkinlerden . Ayrıca bu bence sadece liseden sonra değil hayatımızın çoğu dönüm noktasında oluyor. Örneğin küçükken bize bir parça abur cubur veren kimseyi unutmaz gözümüzde onu süper kahraman ilan ederdik . Şuan hepimiz istediğimizde rahatça abur cubur alabiliyoruz . O zamanlarda bizi musmutlu eden durum şu anda hayatımızın sıradanlıklarından biri haline geldi .

Bu durumu ben duygularımızı büyüdükçe daha kontrollü kullanıyoruz diye yorumluyorum . Hatta o kadar fazla kontrol ediyoruz ki çok fazla heyecanlanmaktan , bunu göstermekten korkuyoruz . Aşırı komik bulduğumuz bir şakayı insanlar bizi ciddiye alsın diye anlamsız ve samimiyetsiz bir gülüşle geçiriyoruz . Birde kahkaha atıp normal bir şekilde gülen insanlara alaycı yaklaşıyoruz . İşin özü benim canım okuyucum çok kasıyoruz . Bi' anda kalamıyoruz yahu !


Asıl konumuza dönelim şimdi . Lisede insana yüklenen şu soru benim için liseyi  daha garip ve eşsiz kılıyor . Hayatımla ne yapmalıyım ? Ya varya bir plan yapmaya başlıyorsun , bir korku sarıyor seni . Tabiri caiz ise kıvılcımsız  tutuşmaya başlıyorsun . Mesleği olan biri ile tanışınca onu inanılmaz gözünde büyütüyor , asla sahip olamayacağını düşündüğün bir özellik olarak aklına konduruyorsun meslek sahibi olmayı . Ulaşılmaz oluyor senin için . Kısaca sınıflandıramıyorsun kendini , ait hissetmiyorsun herhangi bir yere ya da devamlı ait olmaya çalışıyorsun bazı ideallere , mesleklere , dinlere , akımlara vesaire vesaire ...


Açıkcası ben ne olmak istediğimden emin değilim . Aslına bakarsak kendimi tek bir kelime ile tanımlamak istemiyorum . Mühendisim , doktorum , öğretmenim , aşcıyım , fabrika işcisiyim , gassalım :) ve benzeri ve benzeri ... BİR SÜRÜ ŞEY YAPMAK İSTİYORUM ! Hem fizik mühendisi olup hem de gazetecilik yapmak istiyorum mesela . Yada Mimar olup akşamına kendine has havası olan mini kafeme gitmek istiyorum . Belki de bunların hiç birini yapmayıp son zamanlarda popüler olan o kavram '' Ev genci '' olmak istiyorum . Tüm günümü evde kalıp hiç bir şey yapmak istemiyorum yada evet evet hiçbirşey yapmak istiyorum . Bu daha doğru oldu .


Lisenin kattığı , daha doğrusu lisedeyken farkedilen hususlardan birisi her şeyi yapamayacağını anlamak . Belki de bundan dolayı hiç bir şey yapmamak . Eskilerin söylemiyle saldım çayıra mevlam kayıra yaşamak . Belki de gözünde büyütmek . 


Peki eğer şöyle düşünürsek  ;

'' Hayatımızla ilgili ne yapmamız gerektiğini bilmelimiyiz ? 

'' Salsak her şeyi bir şeyle kendi kendine oluşmaz mı ? 


Açkıcası


 hayır .

    

Bazı olayların kendiliğinden olmasını çok isterdim . Mesela her istediğimi satın alabilmek . Ekonomik bakımdan orta halli bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya geldim . Çok sevdiğim Annem , babam , iki abim var benden yaşça büyük . Ailemdeki herkes benim cebimi dolduruyor yani Elhamdülillah . Bakıldığı zaman ekonomim çok iyi duruyor . İnsan ya ama işte son model bir fotoğraf  makinesi beğeniyor . Belki de ömrü giymeye yetmeyeceği halde kırmızı tabanlı topuklu ayakabıya bir servet yatırmak istiyor .


Sonra mantık giriyor işin içine . Kendi ulaşabileceklerini sevmeye , ya da onlar alışmaya başlıyorsun . Vicdan ekleniyor birde hikayeye , bugün rahatça yatağımda yatabiliyorken Filistin'  de , Doğu Türkistan' da ve daha sayamayacağım bir çok yerde insanlar şavaştan dolayı korkudan uyuyamıyor . Yiyemiyor , gülüp , eğlenemiyor . Oralarda ki bir çocuğun tek rüyası , hayali YAŞAMAK oluyor mesela ..  Nefesin yavaşlıyor bir anda . Sakinleşiyorsun hüzünle . Başka sorular oluşuyor kafan da . Yaratıcım , Rabbim neden bu şansı bana verdi ? Ben ne hak ettim bu insanlardan farklı ? 


Sizi bilmiyorum ama işte cevabımı ben burada alıyorum . Her şey kendiliğinden olmuyor . Olmamalı , olmasın da . Bize verilen bu hakkı hakkımızca kullanalım diye . Kıytırık bir yks korkutmasın gözümüzü iki saat oturalım o masa başında . işimizde çalışıp her ay maaşımız yatıyorsa çok koymasın bize 8 saat  çalışmak . Bunlarca genç  şikayet ettiğimiz işi bile bulamıyorken . Kısacası  bize hak edilene layık olalım . Bir gün olurda son nefesimizi verirsek ;

 Hakk' ın karşısına hakkımızla çıkalım . 



Ne demiş sonuçta Mehmet Akif Ersoy 

Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal !


Hem ayrıca biz elimizden geleni yaptıktan sonra hayatımızla ilgili  ne yapmamız gerektiğini bilsek ne yazar ? Heyecanı kaçar bence ya yaşamanın . Süprizler çok hoş oluyor , hayata renk katıyor . 

Bence çok basit abi cevap .Kabul etmesi zor biraz .

Çok çalışacaksın.

Biliyorum duydun bunu herkesten . Bende bıktım duymaktan . Çoğu şeyden çalışmam gerektiği için kaçsam dahi doğrular bunlar . Hayat bu yani ne kadar acı olsada . Kimse Alice in harikalar diyarında yaşamıyor ki . Ulan yaşasa bile ne yapacaksın . Gücün mü var seni onları bundan alıkoyacak . Hem alıkoyacak olsan ne değişecek ki ?! Çabalayacaksın kardeşim , abicim , ablacım , anacım , babacım , ciğerim , canım , toprağım , vatanım . 

BAŞKA YOLU YOK !

Hem Senin için durmadan atan bir kalbin varsa çalışacaksın . Her dışarı çıkrığında  arkanda  ağzı dualı bir anne bırakıyorsan evde çalışacaksın . Birileri hastanelerde saatlerce uykusuzca sen hasta olursan seni iyileştirebilsin diye nöbet tutuyorsa çalışacaksın . Birileri ellerindeki tüm o nasırlara rağmen başını bir çatı alına sokabil diye çalışıyorsa sende çalışacaksın . Biz çalışmaktan kaçıp burada yayıla yayıla film izlerken sıcacık yatağımızda abuk subuk şeylere hayıflanırken , birileri orada can veriyorsa kalkıp çalışacaksın . ÇALIŞACAĞIZ .


Belki de diyorsundur ki bunların sorumlusu ben değilim . Hem ben tek başıma ne yapabilirim ki ? Elimden ne gelir ... FALAN FİLAN 

Sayın okuyucum elinden ne gelirse o gelir . Herkes kendinden sorumludur . Sorumluluğun kadar yapacaksın yapman gerekeni ve bitecek yaptığın şey akşam olunca. Sonra gün sonlanacak yarın olup  güneş doğacak ve yeni şeyler belirecek yapman gereken .


Her ne kadar kaçmak istesek de gerçekler bunlar . 


Liseyi garip kılan durumlardan bir tanesi de buydu benim için . Çok zor gerçekleri kabul etmek ve devam etmek . Bence bu yüzden aramızda büyük bedenlere sıkışmış koca bebekler var büyüyememiş , kabullenememiş  . Bazen bu koca bebekler birer canavarlara dönüşüyorlar hayatımızı zorlaştıran . 


Böyle ağır bir konu işlemek hem seni yordu canım okuyucum okurken , hem de yazarken  beni . Bu yüzden asıl merak ettiğin soruya geçelım . şimdi şebeklik vakti .



KULLANICI İSMİM NEDEN ABUK SUBUK ?

lilmwei biraz tahmin edebilirsin ki  ismimden geliyor . benim ismim Meryem . tanışmışmıydık ?

 ^ v ^  

Lil eki çoğu şarkıcı da ve unvanda vardır . Örneğin lil wayne , lil zey , lil uzi vert vb vb . Anlamı little yani Türkçe'ye çevirirsek küçük , biraz anlamına geliyor . Çevirisine göre anlamı da değişebilir . Ben bu yönde çeviriyorum . Bir parça Meryem gibisinden .

Ayrıca o gavur harfi w yanlışlıkla konulmadı . Bizzat hür iradem ile koydum . mwah yabancılarda öpücük için kullanılan yazarken , çoğunlukla mesajlaşırken '' öptüm seni '' belirten ses yapısıdır . muck gibi  düşünülebilir , bir benzeridir . 

( Bir başka bonus nedeni ise canım abim Bekir'in yaklaşık 10 yıllık olan bana hediye ettiği laptobunun w harfinin bozuk olmasından kaynaklı . O laptobu kullanarak yazıyorum . Hem yeri gelmişken teşekkür de edeyim abime laptop için . Online oyun oynadığımdan kaynaklı elim devamlı w harfinin üstünde oluyor . İsmimi yazarken de yanlışlıkla tıkladım ve lilmweih gibi bir şey ortaya çıkıverdi . )


Evet canım okuyucum bu bölümün sonuna geldik . Okuduysan çok teşekkür ederim . Eğer bende sana yazdıklarımla bir şeyler kazandırdıysam ne mutlu bana . iyi günler dilerim . Hayırlı olan şeyler seni bulsun . Mutluluklar kalbinde coşsun . Dualarım seninle , seninkilerde benimle olsun :)


Sevgilerimle ve saygılarımla lilmwei 

Meryem .